ÇOCUKLARA YAZIK OLACAK

17/5/2009 · Kategori: Siir

ÇOCUKLARA YAZIK OLACAK

 

ölü bir kente yönelik antenler

kırmızı ışıklar yeni

zaman durmuş desem

renkli soğuklar sarıyor bedeni

çocuklar düşsel bir çağda

ışınlanmış beyinleriyle

şarkısız türküsüz sevinçlerden uzak

günbatımına yol almakta

 

sarmış çok deneyi alevler

sevgiler rota değiştirmekte

yarına yollanan haberler

mutsuz bir kuş gibi yormakta afacanları

kendimize özgü bir çağı

gökyüzünü yeryüzünü yakını uzağı

oturtup çocukların yüreğine

bencilce gülleri soldurmak

ellerine verip aletlerin çocukları

uzaklarda bir zaman diliminde

çocuklar mı yoksa aletler mi oyuncak

 

kanamayan yaralar aldatıyor bizi

ölüme programlı bir dünya

insan beyni utancı unutup öfkeyi patlayacak

vücudumuzda bu kirler

umarsız illetken

bilim adına kimileri

evrensel arenada

nötronlu tekniği denemedeler

 

bilgisayar beyinli çocuklar

bahara çiçek olacak yaştalar

analize ne gerek bal rengi gözler

teslim almaya yetecektir sevgiyi

çiçek tozları güneşe verecek rengini

kuşlar kanatlarını güneşe verecek

 

çiçek renkli kuş kanatlı güneş

-aptal ışınlar kör adamlar

robotlaşmış bakışlar ölmüş kuşkular-­

meyvesi yerse ağacını

yavru sıkarsa boğazını ananın

meteorların rengarenk gölgesi

korkuları alınmış insanlar

makineler aptallaşıyor

göz göze geldiğinde

korku kuşku insan

beyinler renkli bir düğme

çocuklara yazık olacak

bakmayın onların güldüğüne

 

Bekir KOÇAK, Gizemi Temmuzda Saklı, (s. 55-56)

 

Hasan Hüseyin/ Yolcu

16/3/2009 · Kategori: Siir

 Hasan Hüseyin/ Yolcu

Kategori: Siir

Yolcu

Görüyorum ki, bir an önce varmak istiyorsun oraya. Gerginsin
kıpır kıpırsın, soluk soluğasın, yay gibisin ey yolcu
coşkunluğun ne güzel, öfken ne güzel
Sana selam, sana saygı
ey yolcu

Fakat düşündün mü yolunun uzunluğunu ?
Neler var yolunun üstünde, düşündün mü?
Koşar-adım aşabilecek misin şu dağı, geçebilecek misin
bu hızla şu beli, tırmanabilecek misin bu solukla şu sırtı ?
Ovada dikenler yollara uçmuştur, kuru dereleri seller basmıştır,
kar yağmıştır belki o tepelere ? Böyle, uçar gibi geçip
gidebilecek misin oralardan, hemen varabilecek misin oraya ?
Belki sırtlanlar üşüşmüştür leşlere, kuzgunlar tutmuştur belki
yolları. Belki silinmiştir ayak izleri yolcuların.
Bütün bunları düşündün mu ey yolcu ? çünkü sen, ne ilk yolcususun
bu yolun, ne de son.

Derim ki sana :
Nehirler boyu git
Nerelerde ve niçin durgundur nehirler,
nerelerde ve niçin hırçındır nehirler,
nerelerde ve niçin mendereslidir,
nerelerde ve niçin çağlayanlı ve de çavlanlıdır nehirler,
gözlerinle gör, duy kulaklarınla
Gör ve duy ki, nasıl varır nehirler denizlere

Derim ki sana :
Denize varmaktır amacı nehrin, denize varmak, ey yolcu
Büyükse dağ, aşamıyorsa üstünden nehir, dolanır çevresini dağın.
Büyükse kaya, söküp atamıyorsa nehir, birikip birikip taşar
üstünden, dolanır yanını yöresini. Yokuşsa yolu, koşamıyorsa
menderesler çizer nehir. uçurum çıkarsa önüne, kapıp bırakır kendini
nehir, açar kanatlarını; varır varacağı yere, oraya denize

Derim ki sana :
Nehirler boyu git ve gör nehirlerin nasıl yol aldıklarını
sen de bir nehirsin ey yolcu
Senin de varmak istediğin bir yer var
Gerçekten varmak istiyorsan oraya, nehirlere iyi bak
Engeller
nasıl aşılır, öğren nehirlerden
Yarı yolda yokolup gitmek değildir
amaç, nehirler gibi akıp, nehirler gibi ulaşmaktır oraya
Varmaktır oraya, ey yolcu

Derim ki sana :
iyi oku yolunu, avucunun içi gibi bil
Dizlerini, ciğerlerini,
yüreğini sıkı tut, iyi dengele
Ovada koşar gibi vurma kendini
dik yokuşlara
uçuruma atlar gibi bindirme kayalara
"daha koş, daha koş" diye alkış tutanlara kanıp da, kesilip
kalma yarı yolda
Dipdiri varmalısın oraya
Hız koşusu değil bu,
ey yolcu, engelli koşudur bu
Engelleri aşa aşa, gücünü koruya
koruya varmalısın oraya
çünkü oraya varmaktır amacın, koşmak değil
Boşuna sevmedim nehirleri
Aktıkça büyümesi boşuna değil
nehirlerin
Akan büyür, ey yolcu
"erişir menzil-i maksuduna aheste giden" demiyorum ben sana,
"tiz reftar olanın payine damen dolaşır " demiyorum. Böyle
demiyor çünkü nehirler. Duracaksın, dolacaksın, atlıyacaksın,
aşacaksın, koşacaksın ve varacaksın oraya, diyor nehirler.
öyle diyorum ben de
Beni dinle, beni anla ey yolcu

adım adım
kulaç kulaç
ilerliyor nehir
yoklayıp
araştırarak
tartıp
dengeliyerek
adım adım
pençe pençe
ilerliyor nehir
birdenbire koçbaşı
birdenbire ipek bir çarşaf
ve balıklar kurbağalar yosunlar
köprüler ve yoksul değirmenleri bozkırın
birdenbire bir uğultu
birdenbire bir kıyamet
bindirip
çekilerek
çekilip
toparlanarak
varıyor cüceleşip
devleşerek
varıyor
nehirlerce kahkalarla

şarkılar söylemeliyim
nehirler gibi uzun
nehirler gibi kollu
nehirler gibi hırçın
ve yumuşak
ve nehirler gibi
dur
durak bilmeyen şarkılar söylemeliyim

gitmek
nehirlerle yanyana
gitmek
nehirler gibi zor
nehirler gibi çetin
nehirler gibi umutlu
gitmek
nehirlerden de öteye
oraya
taaa oraya
o büyük kurtuluşa
yüreğim
yaralı kuşum
topla ve aç kanatlarını

Hasan Hüseyin

 

HASAN HÜSEYİN KORKMAZGİL

Sevgili Hasan Hüseyin'in anısına saygıyla...

YAŞAMI

(1927 Gürün - 26 Şubat 1984 Ankara)

Adana Erkek Lisesi (1948), Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü (1950) mezunu. Göksun'da (K.Maraş) başladığı öğretmenlikten siyasi eylemde bulunduğu gerekçesiyle atıldı, tutuklandı, hüküm giydi. Daha sonra Gürün'de ve Sivas'ta arzuhalcilik, tabela ve portre ressamlığı, inşaat işçiliği yaptı (1955-60). 1960'da İstanbul'a, sonra Ankara'ya yerleşti. Akis dergisinde çalıştı, bir süre de Forum dergisini yönetti (1968-70). Kızılırmak kitabı nedeniyle hakkında 142. maddeden dava açıldı, yargılandı, aklandı. Lise yıllarında şiir yazmaya başlayan Hasan Hüseyin'in ilk şiiri 1959'da Dost dergisinde çıktı. Bu yıllarda mizahi hikayeleri de yayımlandı. Kavel (1963) adlı kitabı ile 1964 Yeditepe Şiir Armağanı'nı, Kızılkuğu (1971) ile TRT'nin 1970 Sanat Başarı Ödülü'nü, Filizkıran Fırtınası (1981) ile 1981 Toprak ve Nevzat Üstün şiir ödüllerini aldı.


YAPITLARI

 

ŞİİR KİTAPLARI

  1. Acıyı Bal Eyledik, Bütün Şiirleri, Bilgi Yayınevi, 1973
  2. Oğlak, Bütün Şiirleri, Bilgi Yayınevi, 1972
  3. Kızılırmak, Bütün Şiirleri, Bilgi Yayınevi, 1966
  4. Temmuz Bildirisi, Bütün Şiirleri, Bilgi Yayınevi, 1965
  5. Kelepçemin Karasında Bir Ak Güvercin, Bütün Şiirleri, Bilgi Yayınevi, 1974
  6. Ağlasun Ayşafağı, Bütün Şiirleri, Bilgi Yayınevi, 1972
  7. Koçero Vatan Şiiri, Bütün Şiirleri, Bilgi Yayınevi, 1976
  8. Haziranda Ölmek Zor, Bütün Şiirleri, Bilgi Yayınevi, 1977
  9. Filizkıran Fırtınası, Bütün Şiirleri, Bilgi Yayınevi, 1981
10. Acılara Tutunmak, Bütün Şiirleri, Bilgi Yayınevi, 1981
11. Işıklarla Oynamayın, Bütün Şiirleri, Bilgi Yayınevi, 1982
12. Kavel, Bütün Şiirleri, Bilgi Yayınevi, 1963
13. Kızılkuğu, Bütün Şiirleri, Bilgi Yayınevi, 1971
14. Kandan Kına Yakılmaz, Bütün Şiirleri, Bilgi Yayınevi, 1985
15. Tohumlar Tuz İçinde, Bütün Şiirleri, Bilgi Yayınevi, 1988

MİZAHİ HİKAYE

Öhhöö! (1964)
Made in Türkey (1970)
Bıyıklar Konuşuyor (1971)

 

ŞİİRLERİ

Acılara Tutunmak
Acıyı Bal Eyledik
Akarsuya Bırakılan Mektup
Amenna
Benden Bilmeyin
Filizkıran Fırtınası
Haziranda Ölmek Zor  Download Grup Yorum - Haziranda Olmek Zor.mp3
Işıklarla Oynamayın
Kızılırmak
Masal Kokusu
Oranlama

 

 

Güvercinim Uyur mu? / Rıfat Ilgaz

9/6/2008 · Kategori: Siir

Sömürgen cami güvercinleri sizin olsun

O doyumsuz lapacı güvercinler

Kurşun buğusu güvercinleri severim ben

Kanat uçları çelik yeşili



Kuş dediğin piyerlotisiz yaşamalı

Adaksız avlusuz şadırvansız

Buluttan süzmeli suyunu

Kuşçular çarşısında tüy dökmemeli



Benim güvercinim tunç gagalı

Kimlerin bakışı kardeşçedir

Kimlerin bakışı düşmanca

Kendisi hangi kavganın güvercinidir bilir



Tüneyip acımanın saçaklarına

Miskin sevilerle bitlenmez

Kanadından çok pençesine güvenir



Barış taklaları süzülmeler

Gagalarda zeytin dalı

Perendeler maviliklerde

Tüm gösteriler resimlerde kalmalı



Güvercin dediğin uyanık olmalı

Tüyler duman duman öfkeden

Yanıp tutuyşmalı gözbebekleri

Sevgiden tıpır tıpır bir yürek

Özgürlüğünce dövüşken

« Önceki :: Sonraki »