14 Takipçi | 23 Takip
Kategorilerim

Sevdiğim Fotoğraflar

Gitmek İstediğim Yerler

Benim Tarzım

Okumak İstediklerim

İzlediklerim

Gezdiğim Yerler

Evim İçin

Şiir

Eğitim

Mizah

Sinema-Tv

Yaşam

Edebiyat Ödülleri

Diğer İçeriklerim (90)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (14)
18 05 2013

ÖDÜL… 2013… ÖDÜL… 21013… ÖDÜL…2013…

Oğuz Tansel 2013 Şiir Ödülü İhsan Topçu´ya Verildi  Oğuz Tansel’i anılarda yaşatmak, kişiliğini, düşüncelerini ve yapıtlarını gelecek kuşaklara aktarmak, genç kuşakların dil duyarlılığını artırmak, yazınsal becerilerini değerlendirmek amacıyla verilen Oğuz Tansel Yazın Ödülü bu yıl şiir alanında bir dosyaya verildi. Ödülü Şair İhsan Topçu “Kalbinden Kanıyor Zaman” adlı dosyası ile kazandı.  Eray Canberk, Refik Durbaş, Prof. Dr. Cevat Geray, İlhan Gülek ve Metin Turan’dan oluşan seçici kurul, Topçu’nun eserini oy çokluğu ile ödüle değer buldu.  Oğuz Tansel Şiir Ödülü Töreni 30 Mayıs 2013 Perşembe günü saat 18.00’de, Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezinde (Kennedy Cad. No.4) yapılacak. Mehmet Çevik’in sunacağı törende Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık, Prof. Dr. Cevat Geray, Prof. Dr. İlhan Tomanbay, Prof. Dr. Aysıt Tansel ve Metin Turan birer konuşma yapacak ve Oğuz Tansel’den şiirler okunacak. Tören, Şef Cihan Can’ın yöneteceği Sevda Cenap And Müzik Vakfı Kadınlar Korosu’nun konseri ile devam edecek ve ağırlama ile son bulacak.    42. Orhan Kemal Roman Armağanı, Zahit isimli romanıyla Hasan Özkılıç´ın oldu.  Tahsin Yücel, Osman Şahin, İnci Aral, Turhan Günay, Feyza Hepçilingirler, M. Nuri Gültekin ve Nazım K. Öğütçü’den oluşan Orhan Kemal Roman Armağanı Seçiciler Kurulu, Hasan Özkılıç’ın Zahit romanını, yıllardan beri toplum vicdanında büyük yaralar açan olayların, baskıların yalın güçlü bir dille anlatılmasının yanı sıra, bireylerin iç dünyalarının da başarılı biçimde verilmesi gerekç... Devamı

18 05 2013

Oğuz Tansel 2013 Şiir Ödülü İhsan Topçu´ya Verildi

  Oğuz Tansel 2013 Şiir Ödülü İhsan Topçu´ya Verildi  Oğuz Tansel’i anılarda yaşatmak, kişiliğini, düşüncelerini ve yapıtlarını gelecek kuşaklara aktarmak, genç kuşakların dil duyarlılığını artırmak, yazınsal becerilerini değerlendirmek amacıyla verilen Oğuz Tansel Yazın Ödülü bu yıl şiir alanında bir dosyaya verildi. Ödülü Şair İhsan Topçu “Kalbinden Kanıyor Zaman” adlı dosyası ile kazandı.  Eray Canberk, Refik Durbaş, Prof. Dr. Cevat Geray, İlhan Gülek ve Metin Turan’dan oluşan seçici kurul, Topçu’nun eserini oy çokluğu ile ödüle değer buldu.  Oğuz Tansel Şiir Ödülü Töreni 30 Mayıs 2013 Perşembe günü saat 18.00’de, Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezinde (Kennedy Cad. No.4) yapılacak. Mehmet Çevik’in sunacağı törende Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık, Prof. Dr. Cevat Geray, Prof. Dr. İlhan Tomanbay, Prof. Dr. Aysıt Tansel ve Metin Turan birer konuşma yapacak ve Oğuz Tansel’den şiirler okunacak. Tören, Şef Cihan Can’ın yöneteceği Sevda Cenap And Müzik Vakfı Kadınlar Korosu’nun konseri ile devam edecek ve ağırlama ile son bulacak.  Devamı

10 05 2013

İşte CHP'nin 'çözüm' paketi Kılıçdaroğlu'nun çöz

  İşte CHP'nin 'çözüm' paketi Kılıçdaroğlu'nun çözüm paketinin tam metniİşte “Türkiye'mizin ve halkımızın arzu ettiği, layık olduğu toplumsal barış, demokrasi, hukuk devleti, huzur, güvenlik ve istikrarın kalıcı ve sürdürülebilir olabilmesi için” diye sunulan, CHP’nin 19 maddelik önerilerinin bulunduğu o açıklamanın tam metni: "Demokrasi, Hukuk ve Toplumsal Barış için CHP'nin Önerileri ve Öncelikleri Giriş Türkiye'nin gündemi uzunca zamandır terör ve Kürt meselesi konusunda AKP iktidarının Öcalan'la "çözüm süreci" adı altında sürdürdüğü pazarlıklara odaklanmış bulunmaktadır. Bu bağlamda AKP, medyayı da büyük ölçüde arkasına alarak, CHP'yi süreci engellemek, sürecin dışında kalmak, sürece katkı vermemek ve kendi çözüm önerilerini ortaya koymamakla suçlamaktadır. Bu bağlamda Kamuoyumuzu ve dış çevreleri etkilemeye yönelik dayanaksız iddialar üretmektedir. Kalıcı toplumsal barışa güçlü bir katkı yapmak üzere bu belgemizle, hakkımızdaki tümüyle geçersiz, asılsız ve yanlış olan bu iddiaları yanıtlamayı ve CHP'nin Kürt meselesinin çözümüne ilişkin görüşlerini halkımızla paylaşmayı amaçlıyoruz. 1. CHP'nin Kürt sorununa bakışı nedir? Kürt sorunu, eksik demokrasi, hak ihlalleri ve eşitsizliklerden beslenen bir sorundur. Öncelikli görev, bu zemini ortadan kaldırmak ve bireysel hak ve eşitlik ile özgürlüklerin önünü açarak vatandaşlarımızın huzur, refah ve mutluluklarının sağlanmasıdır. 2. CHP'nin "çözüm süreci"ne ilişkin tutumu ... Devamı

10 05 2013

Roman Yazıları Arşivi'nden

Roman Yazıları• Arşiv31/12/2005: Nice Nice Bloklara...31/12/2005: ALİ ŞAHİN/ SİTE HARİTASI29/12/2005: Bir Site: Edebistan/ ...ve Roman Yazıları26/12/2005: Romanda Kadınların Çıkarması!/ A. Ömer TÜRKEŞ26/12/2005: Romanlardaki Öğretmen Tipleri/ A.ÖMER TÜRKEŞ26/12/2005: 2001 Yılının Romanları / A. Ömer TÜRKEŞ26/12/2005: 2000 Yılı Romanları/ A. Ömer TÜRKEŞ26/12/2005: 2002 BİTERKEN/ A. Ömer TÜRKEŞ26/12/2005: Türk Edebiyatı: Roman Kronolojisi 3 (1950- 1969)/ Ali ŞAHİN26/12/2005: Türk Edebiyatı: Roman Kronolojisi 2 (1930- 1949)/ Ali ŞAHİN26/12/2005: Ölmeye Yatmak'ta Cinsellik ve "Olmayan" Trajedi/ Çimen GÜNAY25/12/2005: 12 Eylül yaşamak ve yazmak darbesinin üzerinden 24 yıl geçti25/12/2005: İki Romanıyla Yakup Kadri Karaosmanoğlu: Ankara ve Kiralık Konak25/12/2005: Türk Edebiyatı: Roman Kronolojisi 1 (1872- 1929) / Ali ŞAHİN25/12/2005:... ...Kaynak : romanyazilari.blogcu.com Devamı

10 05 2013

1960’LARDAN BUGÜNE SOSYALİST HAREKET-2

TÜRKİYE SOSYALİST İŞÇİ PARTİSİ (TSİP) 12 Mart döneminde yapılan bütün saldırılara karşın solun yakaladığı kitle birikimi dağıtılamadı. Dışarda kalan ve dışarı çıkan kimi sosyalistler yaşananları süzgeçten geçirerek yapılan hataları bir bir tartışmaya ve bir çıkış yakalamak için çalışmalara başladılar. Tartışmalar nasıl bir sosyalizm ve nasıl bir parti yapılanması üzerinden yürütüldü. Doğal olarak bu tartışmalar ister istemez Türkiye’nin sosyo-ekonomik yapısı üzerinden ve Türkiye’de sınıflar üzerinden yürüdü. 1973 yılında çıkarılan KİTLE dergisi konuyu ele alarak çıkışa programsal bir yanıt aramaya başladı. Özet olarak Türkiye’de kapitalizmin gelişimi ele alınarak geniş yığınların bilincine çıkarılmaya çalışıldı. Konu özet olarak şöyle konuluyordu: Türkiye’de kapitalist gelişme aşağı... ...Kaynak : alsahindex.blogcu.com Devamı

10 05 2013

TİP TSİP KOMÜNİST VE İŞÇİ HAREKETİNİN TARİHİ

1960’LARDAN BUGÜNE SOSYALİST HAREKET-1 TÜRKİYE İŞÇİ PARTİSİ Ülkemizde sol ve sosyalist solun tartıştığı konuların başında, hiç kuşku yok, nasıl bir parti aracılığıyla iktidarın egemen güçlerden alınacağı geliyor. Başlıca tartışma konusu böylesine kapsamlı olmasına karşın, tartışmaların sonuç alıcı olmak anlamında çok da işe yaradığı ve geniş kitlelerle buluştuğu söylenemez. Yasal örgütlenme alanında ilk tartışmalar, 13 Şubat 1961 tarihinde kurulan TİP ile birlikte başladı. Bu nedenle önce kısaca TİP tarihin-den söz etmek gerekiyor. TİP’İN KURULUŞU TİP 13 Şubat 1961'de, 1961 Anayasasının getirdiği nisbeten demokratik ortamda, 12 sendikacının İstanbul Valiliğine verdikleri bildirimle kurulmuştur. Kurucular Şaban Yıldız, Kemal Sülker, Kemal Türkler, İbrahim Güzelce, Ali... ...Kaynak : alsahindex.blogcu.com Devamı

10 05 2013

RIFAT ILGAZ'DAN ÖYKÜ: KURBAN KANI, TURŞU SUYU, ÖKSÜRÜK

RIFAT ILGAZ (3 ÖYKÜ) KURBAN KANI TURŞU SUYU ÖKSÜRÜK KURBAN KANI İlk taksiti yatırdığım gün tâââ merdivenin alt başından seslendim bizimkine: «Salime, oldu bu iş! Altı aya varmaz içindeyiz!» Birinci ikramiye vurmuş bir piyango bileti gibi sallıyordum elimdeki makbuzu. Bir Köroğlu, bir Ayvazdık ama tam otuz beş yıldır kira evlerinde sürtmekten, ev sahiplerinin ağız kokusunu dinlemekten iflahımız kesilmiş, kanımız kurumuştu. Saymakla tükenmezdi çektiklerimiz... Kiracının, ev sahibi gözünde sinek kadar değeri, haysiyeti yoktur. Kapının önüne silkelenecek çöp tenekesinden farksız görür en hali vakti yerinde kiracısını bile. Şöyle rahat soluk alabildiğimiz bir apartıman katında bile ancak iki yıl oturabilmiş, bu musibet yere taşınmıştık. Burada rahat mıydık sanki? Daha ikinci... ...Kaynak : sariyazma.blogcu.com Devamı

10 05 2013

ERTUĞRUL KÜRKÇÜ'NÜN YORUMU

ERTUĞRUL KÜRKÇÜ'NÜN YORUMU "Ergenekon" Kokuşurken Ahmet Şık ve Nedim Şener'in "Ergenekon mensubu" oldukları iddiasıyla göz altına alınmaları bir tek şey gösteriyor: "Ergenekon" koğuşturması ifsat etmiştir. Türkçesi, kokuşmuştur. Koğuşturmanın ortaya çıkartmaktan kaçındığı "asli failler"in peşinde koşan namuslu, haysiyetli araştırmacı gazetecileri vuran bir silaha dönüşmüştür. Ertuğrul KÜRKÇÜ kurkcu@bianet.org İstanbul - BİA Haber Merkezi 04 Mart 2011, Cuma Demek Ahmet Şık ve Nedim Şener "Ergenekon Terör Örgütü" mensubu... Demek Mirgün Cabas telefonla helikopter düşürdü... Ortada "Ergenekon" koğuşturması diye bir hukuki süreç bulunmadığı, "özel yetkili savcılıklar" eliyle adalet peşinde koşulamayacağı, herhalde bundan daha açık bir biçimde ilan edilemezdi. İki yıl önce henüz "Ergenekon" koğuşturması böylesine zıvanasından çıkmamış göründüğü... ...Kaynak : alsahbloklariindeksi.blogcu.com Devamı

10 05 2013

KÖY ENSTİTÜLERİ SİSTEMİ TÜRK BULUŞUDUR 2

KÖY ENSTİTÜLERİ SİSTEMİ TÜRK BULUŞUDUR 2 / MEHMET SAZAK Yukarda tabloda devletin, on yıl içersinde, öncelikle teknik öğretime ve ona yakın oranda ilköğretime ağılık verdiği görülmektedir. Teknik öğretimde okul artışı %400, öğrenci artışı ise yaklaşık, %500 dür. İlköğretimde ise; okul ve öğrenci artışı %100 dolayındadır. Orta öğretimde, öğrenci sayıları azalmış, okul sayılarında ise %10 dolayında bir artış gözlenmektedir. Yüksek öğrenimdeki artış, % 100 dolayındadır. Bu istatistik göstermektedir ki, Türkiye köye bağlı ilkel bir tarım ülkesi olma seçeneğinden çok, tekniğe ağırlık veren, üreten bir ülke olma amacına yönelmiştir. Ahmet Hakan bir yazısında, “Köy Enstitüleri olmasaydı, köy çocukları arasından nice Süleyman Demireller çıkardı” demektedir.... ...Kaynak : ilgazesintisi.blogcu.com Devamı

10 05 2013

ASLI ÖNGÖREN BABASININ OYUNUNU YÖNETİYOR

ASLI ÖNGÖREN BABASININ OYUNUNU YÖNETİYOR |  görsel 1

 Zengin Mutfağı kimleri besler! ASLI ÖNGÖREN BABASININ OYUNUNU YÖNETİYOR Sevda Aydın Usta tiyatro yazarı Vasıf Öngören’in 1977’de yazdığı ‘Zengin Mutfağı’ bu yıl İstanbul Şehir Tiyatroları’nda sahneleniyor. ‘Zengin Mutfağı’nı Vasıf Öngören’in tiyatrocu kızı Aslı Öngören yönetiyor. 26 Aralık’ta ilk gösterimini yapan oyun, ikinci gösteriminde saldırıya uğramıştı. İzleyiciler arasından iki kadının “kurt” işaretleri yaparak sahneye küfürler yağdırmasına oyuncular ve izleyicilerden tepkiler yağmıştı. Vasıf Öngören’in ‘Zengin Mutfağı’ Türk siyasi tarihinin en önemli olaylarından birini, 15–16 Haziran 1970 işçi eylemlerini fon alıyor. İş yasalarında yapılacak olan kimi değişikliklere karşı çıkan DİSK eylem kararı almış ve işçiler iş bırakarak taleplerini dile getirmek adına yürüyüş düzenlemişlerdi. Dönemin koşullarında işçi... ...Kaynak : romanyazilari.blogcu.com Devamı

10 05 2013

KAR / ORHAN PAMUK / KİTAP ÖZETİ

KAR (ORHAN PAMUK) KİTAP ÖZETİ ROMANIN KONUSU Romanda, Türkiye’nin içinde bulunduğu durumlardan en sorunlusu olmaya meyilli olan “İrtica ve Başörtüsü” konusunun örneklendirerek açıklanması, ülkemizin içinde bulunduğu büyük sorun ve örümcek kafalı kişilerin nasıl masum ve saf Türk halkını kandırdığını ve kendilerine tapınılacak duruma getirdiklerini anlatmaktadır. Bir diğer açıdan ülkemizin nasıl bu durumdan aciz kaldığı bazı konuları verse de, bu konularda duyarlı olduğunu, görevli kişlerin konulara dikkat ve titizlikle yaklaştığını, ancak bazı insanlarımızın burada sömürüldüğünü ana tema olarak işlenmiştir. ROMAN ÖZETİ: Romanda yazar, çok sevdiği arkadaşının anılarını anlattığını kitabın içinde değişik yerlerde vurgulamaktadır. Kitaptaki yazılar tamamen otlarındaki şeyleri anlatılmıştan ibaret olsa da bazı... ...Kaynak : romanyazilari.blogcu.com Devamı

10 05 2013

HASAN ÂLİ YÜCEL’İN MİRASI / Zeki SARIHAN

HASAN ÂLİ YÜCEL’İN MİRASI / Zeki SARIHAN Cumartesi, 25 Şubat 2012 16:31 20. Yüzyıl Türkiyesinin en ünlü ve önemli eğitim bakanı Hasan Âli Yücel, çağdaş eğitim tarihinde büyük ve derin bir miras bırakmıştır. Bunu yalnız onun ölüm yıldönümlerinde adına etkinlikler düzenlenmesinden değil, en önemli eseri olan Köy Enstitülerinin eğitim ve kültür tarihimizdeki yerinden de anlayabiliriz. 1939’dan 1946’ye kadar 7 yıl 7 ay işbaşında kalan Yücel, çok yönlü bir kişidir. Eğitim ve kültür hayatımıza katkıları enstitülerle sınırlı değildir. Zaten Köy Enstitülerini kuran ve kollayan bir anlayışın eğitim, kültür ve basın alanlarında başka bir tutum alması beklenemezdi. Ancak bu yazıda... ...Kaynak : alsahbloglariindeksi.blogcu.com Devamı

10 05 2013

Ağzıkörler / Bir Osman Şahin Öyküsü

• Ağzıkörler Derin sel yatağından yukarı ağır adımlarla çıktılar. İkisi de kısa boyluydu. İkisi de acı bir anıya batmışlar gibi kederli başlarını öne eğmişlerdi. Kadın olanı önden gidiyordu. Bir kazma ile kürek atmıştı omzuna. Peşi sıra gelen çocuk, kıvırcık kara saçlı, iri parlak gözlüydü. Koltuğunun altına katlanıp dürülmüş, renkli, yepyeni bir kıl çuval almıştı. Anasının ardı sıra yürüyordu. İkisi de yorgundu. İkisinin de göğüsleri solukluydu, ağızları büyümüştü. Kuru, çok kuru, yakıcı bir de sıcak vardı havada. Yukarıda ne bir bulut, ne de bir rüzgâr vardı üstlerine azıcık olsun serinlik dökecek. Koyak tabanını boydan boya kaplayan ak çakıl taşlarının üstüne vuran güneş,... ...Kaynak : oykuleroykuculer.blogcu.com Devamı

10 05 2013

Osman Şahin Ve eserleri

Özgeçmiş Dört yanı sarp aşılmaz dağlarla tıkanmış, dünyadan yalıtlanmış, ıssız ortamların ağırlaştırdığı Toros köyümde, yarı pagan, Müslüman-Şaman karışımı göçebe kültürlerin harman olduğu ortamlarda geçti çocukluğum... http://www.facebook.com/pages/Osman-ahin/68028440848 1940’ta Mersin’in bir Toros köyü olan Arslanköy’de dogar. Kendi deyimiyle “kiraç tepedeki domates fidani” gibi olan yoksul bir çiftçi ailesinin 13 çocugundan biridir. Çocuklugu Toros’larda yoksulluk icinde geçer. Ilkögrenimini köyünde bitirir ve ikinci dogumu olarak gördügü Diyarbakir Dicle Köy Enstitüsüne girer. (yazarin, koy enstitulerine girisini anlatan yazisi icin tiklayin: TOROSLARDAKİ KAYIP ÇOCUK) Dicle Köy Enstitüsü'nü bitirdikten sonra Siverek’e bagli, Firat nehri kenarindaki, Bucak asiretine bagli Kalemli köyüne ögretmenligine atanir. Henüz 18 yasindayken, büyük asiret kavgalarinin, silaha tutkun... ...Kaynak : oykuleroykuculer.blogcu.com Devamı

10 05 2013

ÖYKÜLERİYLE RIFAT ILGAZ / Fahrettin Demir

ÖYKÜLERİYLE RIFAT ILGAZ /Fahrettin Demir Fahrettin Demir: ÖYKÜLERİYLE RIFAT ILGAZ Rıfat Ilgaz, çoğunlukla şair ve romancı olarak tanınır. Sadece okur katındaki algılanmasıyla ilgili değildir bu yanlış kanı. Edebiyat incelemelerinde, dönemle ilgili değerlendirmelerde hep şairliği ve romancılığı irdelenir de öyküleriyle ilgili ya birkaç cümle edilir ya da “mizah öyküleri de yaz”dığı söylenerek geçiştirilir. Edebiyat tarihi açısından, gerek Şükran Kurdakul’da olsun, gerek Tahir Alangu ve Rauf Mutluay’da, öykücülüğüne pek değinilmez. Dolayısıyla da Rıfat Ilgaz’ın öykücülüğü hep şiirlerinin ve romanlarının gölgesinde kalır. Oysa Rıfat Ilgaz, şairliğinin ve romancılığının yanı sıra iyi bir öykücüdür de. İlk şiirinin 1926’da “Nazikter” dergisinde yayımalanmasıyla birlikte, 1927’de de “”Çalçene”ve “Açık... ...Kaynak : oykuleroykuculer.blogcu.com Devamı

10 05 2013

DİZELERİYLE RIFAT ILGAZ’DAN GÜNÜMÜZE YORUM

Mehmet SAYDUR:DİZELERİYLE RIFAT ILGAZ’DAN GÜNÜMÜZE YORUM Rıfat Ilgaz doksan dört yaşına bastı. Aramızdan hiç ayrılmamış gibi inatla yaşadığını, şiirlerine bakınca anlıyoruz. Emekten, emekçiden, halktan, içimizden birisi ve yine de sımsıcak... Ilgaz’ı ölümsüz kılan toplumcu kişiliği kolay oluşmadı. Hem “alaylı” ve hem de “okullu” olan Ilgaz’ın toplumculuğu daha çok “alaylı” yanına; yani yaşadıklarına, verdiği hesaplara dayanır. O doksan yıl önceki Balkan ve I. Dünya Savaşı’nın acılı ortamında büyümeye başladı. Savaşlar, çocuk Mehmet Rıfat’ın yanıbaşındaydı. En büyük ağabeyi İsmail, Çanakkale’de savaşıyordu. Yaralanıp Cide’ye gelmese onu tanıyamayacaktı bile. Bir süre sonra İsmail, Hemadan’da şehit düşmüş; taa oralardan kılıcı gelmişti. “(...) Bir resim kalmıştı ondan konsolun gözünde Kim bilir nerelerdedir... ...Kaynak : oykuleroykuculer.blogcu.com Devamı

10 05 2013

Başlangıçtan Günümüze Türk Edebiyatında Öykü Kitapları Zamandizi

Başlangıçtan Günümüze Türk Edebiyatında Öykü Kitapları Zamandizini 4 (1950- 1959) / Ali ŞAHİN ____________________________________________________________________ IV. MODERNLEŞME YOLUNDA: 1950-1960 Nezihe Meriç, Vüs'at O. Bener, Bilge Karasu, Orhan Duru, Ferit Edgü, Feyyaz Kayacan, Onat Kutlar, Demir Özlü, Tahsin Yücel, Adnan Özyalçıner, Erdal Öz, Yaşar Kemal, Fakir Baykurt, Muzaffer Buyrukçu, Tarık Dursun K., Muzaffer Hacıhasanoğlu, Demirtaş Ceyhun, Zeyyat Selimoğlu, Hakkı Özkan, Şahap Sıtkı, Orhan Çubukçu, Necdet Ökmen.(**) *** *** 1950 ABASIYANIK, Sait Faik: Mahalle Kahvesi 1950 AĞAOĞLU, Samet: Zürriyet 1950 ÖZAY, Mahmut: O Mübarek Selviler 1950 TARUS, İlhan: Apartman 1950 UŞAKLIGİL, Halid Ziya: İzmir Hikâyesi 1950 YALÇIN, Efzayiş Suat: Kırk Kapısı 1951 ABASIYANIK, Sait Faik: Havada Bulut 1951... ...Kaynak : guldeste.blogcu.com Devamı

10 05 2013

EDEBIYAT DUNYASINDAN FIKRALAR

EDEBIYAT DUNYASINDAN FIKRALAR Doktorlar kesin olarak ickiyi yasaklarlar Neyzen Tevfik e. O gunlerde Peyami Safa ziyaretine gider. Odanin kosesinde buyuk bir fici sarap gorunce sasirir tabii. Dayanamayip sorar, - Bu ne ustad, hani sen artik icmeyecektin? Neyzen Tevfik istifini bozmaz: - Ne yaparsin ogul, icmezsem kuvvetten dusuyorum. - Peki ickinin ne faydasi oluyor? - Olmaz olur mu? Mesela bu fici buraya geldiginde yerinden kaldiramiyordum. Ama simdi tek elimle bile kaldirabilirim!.. ************************ Sirkeci Gari ndaki birahanede oturup demlenen Esref e, orada bulunanlardan biri, - Ustadim, o guzel hicivlerinizin cogunda isim olmadigi icin kime yazildigini anlayamiyoruz, der. - Hicivlerim numarasiz gozluk gibidir. Her rezile uyabilecegi icin isim belirtmiyorum!.. ************ Macar sair Sandor... ...Kaynak : gunesekarsiyurumek.blogcu.com Devamı

10 05 2013

Dindar Nesil Tartışması: Başbakan - Eren Erdem: “Dindar Nesil”

Dindar Nesil Tartışması Başbakan, İslamcı yazar Eren Erdem’in, 7 Şubat tarihinde Aydınlık gazetesinde yayımlanan “Dindar Nesil” başlıklı makalesi üzerine hem Erdem’e hem de gazeteye tazminat davası açtı. Sonunda bu da oldu; Başbakan, Kur’an ayetiyle yapılan eleştiriye de tahammül edemedi, Eren Erdem’in Tevbe Suresi’nden alıntılarla yazdığı yazıya dava açtı. Başbakan:’ın kendisine muhalif olan herkese açtığı davalara bir yenisi daha eklendi. Başbakan, İslamcı yazar Eren Erdem’in, 7 Şubat tarihinde Aydınlık gazetesinde yayımlanan “Dindar Nesil” başlıklı makalesi üzerine hem Erdem’e hem de gazeteye tazminat davası açtı. Aydınlık Gazetesi yazarı Eren Erdem, Başbakan’ın “dindar gençlik” açıklamalarını eleştirdiği yazısında, ‘Tevbe Suresi’ndeki, “Dağlanacaksınız. Kenz ettikleriniz eritilecek ve onlarla... ...Kaynak : gunesekarsiyurumek.blogcu.com Devamı

10 05 2013

İlk Türk Şairleri Ve İlk Türk Şiiri

İlk Türk Şairleri Ve İlk Türk Şiiri İslamiyet öncesindeki Türklerde şairlere baksı, kam, ozan gibi adlar verilirdi. Kaşgarlı Mahmud'un Divânü Lûgati't Türk adlı eserinde ve Turfan kazılarında ele geçirilen metinlerde adlarına ve şiirlerine rastlanan ilk Türk şairleri: Aprın Çor Tigin, Çuçu, Ki-ki, Kül Tarkan, Asıg Tutung, Pratyaya Şiri, Kalun Kayşı, Çisuya Tutung'dur. function mxclightup(imageobject, opacity){ if (navigator.appName.indexOf("Netscape")!=-1 &&parseInt(navigator.appVersion)>=5) imageobject.style.MozOpacity=opacity/100 else if (navigator.appName.indexOf("Microsoft")!= -1 &&parseInt(navigator.appVersion)>=4) imageobject.filters.alpha.opacity=opacity } İlk Türk Şiiri İslamiyet öncesi Türk şiirinin, şairi bilinen ilk örneklerini Uygurlar'da bulmaktayız. Aprın Çor Tigin'in yazdığı"Bir Aşk Şiiri"adlı ilk Türk şiirinin son parçasının aslı ve çevirisi şöyledir: Asıl Metin: ... ...Kaynak : alsahnet.blogcu.com Devamı

10 05 2013

Başlangıçtan Günümüze Türk Edebiyatında Roman Zamandizini (1872

Başlangıçtan Günümüze Türk Edebiyatında Roman Zamandizini (1872 1999) / Kronoloji Başlangıcından Bugüne Türk Romanı Zamandizini 1 (1872- 1929)/ Ali ŞAHİN Başlangıcından Bugüne Türk Romanı Zamandizini 2 (1930- 1939)/ Ali ŞAHİN Başlangıcından Bugüne Türk Romanı Zamandizini 3 (1940- 1949)/ Ali ŞAHİN Başlangıcından Bugüne Türk Romanı Zamandizini 4 (1950- 1959) / Ali ŞAHİN Başlangıcından Bugüne Türk Romanı Zamandizini 5 (1960- 1969)/ Ali ŞAHİN Başlangıcından Bugüne Türk Romanı Zamandizini 6 (1970- 1979) / ALi ŞAHİN Başlangıcından Bugüne Türk Romanı Zamandizini Taslağı 7 (1980- 1989)/ Ali ŞAHİN Başlangıcından Bugüne Türk Romanı Zamandizini -Taslak- 8 (1990- 1999) / Ali ŞAHİN Başlangıcından Bugüne Türk Romanı Zamandizini -Taslak- 9 (2000- 2006)... ...Kaynak : alsahnet.blogcu.com Devamı

10 05 2013

ÇİLE / A. Kadir (1917-1985)

Baki Yiğit 8 Şubat 13:17 MACERA / Ahmet Erhan (d. 8 Şubat 1958) Hayat, seni çok seviyorum Yattığım zemin, kalktığım zaman belli olmasa da Hayat, seni çok seviyorum Adım nice ölümlere uyak kılınsa da Tünel karanlık, tren yorgun, raylar eski Gönlümde sonsuz bir kaçma isteği Durup durup ölümden konuşuyorsun Kapı önlerinde oğlunu bekleyen bir ana gibi Hayat, seni çok seviyorum Kaybolsun zaman, bedenim uğrun uğrun gitsin Bütün sevgilerim karşılıksız çıksın! __________________________________2000 (Ahmet Erhan, Resimli ‘Ahmetler’ Tarihi, Bilgi Yayınevi, Ankara, Birinci Basım: Şubat 2001 s. 21) Ahmet Erhan, Buz Üstünde Yürür Gibi - Seçme Şiirler -, Everest Yay., İstanbul, 1. Basım: Haziran 2006, s. 308) Baki Yiğit 11 Şubat 00:04 20. Yüzyıl'ın büyük şair, oyun yazarı, tiyatro yönetmeni ve... ...Kaynak : siirlersairler.blogcu.com Devamı

10 05 2013

Şahmaran Efsanesi (Şahmaran Efsanesi Hakkında)

Şahmaran Efsanesi (Şahmaran Efsanesi Hakkında) Şahmaran efsanesiEfsaneye göre Şahmaran yüzlerce yıl önce Tarsus'ta yaşayan yılan vücutlu kadın başlı bir kahraman. Bahçesinde insanoğlunu cezbedecek her türlü yiyecek ve ziynet eşyası bulunan Şahmaran kimsenin bilmediği bir yerde insanoğlundan uzakta yerin altında yaşamış, ta ki insanoğlu Camsab tarafından bulunana kadar. Yoksul bir ailenin oğlu olan Camsab bir gün ormanda bir kuyu dolusu bal bulmuş. Balı çıkarmak üzere kuyuya inen Camsab'ı, bütün balı yukarı çeken arkadaşları aç gözlülükleri yüzünden kuyuda bırakmış. Yalnız başına feryat eden Camsab tam da ümidini kesmişken topraktan iğne deliği büyüklüğünde ışık sızdığını farketmiş. Cebindeki bıçak ile ışığın geldiği deliği... ...Kaynak : passions00.blogcu.com Devamı

10 05 2013

İçerideki Hapishaneden Sanat Cephesi Üzerine Bir Röportaj*

İçerideki Hapishaneden Sanat Cephesi Üzerine Bir Röportaj* Sanat Cephesi (SC): “Ünsüzler”le yaptığımız röportajlara devam ediyoruz. Genellikle dergiler “ünlüler”le röportajlar yaparlar. Sanat dergilerinin röportaj yapmak için piyasada çeşitli araçlarla ve reklam yöntemleriyle öne çıkarılmış olan “ünlüler”i tercih etmelerinin nedeni nedir? Nuri Akalın (NA); Adamın biri bir kucak ekmek taşıyormuş. Kucağına sığmadığı için bir tanesini kolunun altına sıkıştırmış. Yanından gelip geçenler kucağında yığılı ekmeklere değil de koltuğunun altına sıkıştırılmış olan bir ekmeğe dikiyormuş gözünü. Oysa o da diğerleri gibi bir ekmek. O misal, reklamla ya da medya aracılığıyla birini vitrine koyarsanız herkes dönüp ona bakacaktır. Dolayısıyla “ünlü” ya da “ünsüz” sıfatları bazen gerçekten hak... ...Kaynak : alsahbloklariindexim.blogcu.com Devamı

10 05 2013

Çınarın Ölümü, Hasan Öztürk, Öykü

Çınarın Ölümü Sekiz yaşında bir kızım. Küçük kardeşimle birlikte yaşıyoruz. Biz karnındayken ölmüş annemiz... Her sabah İznik Gölü'nde avlanan balıkçıların şarkılarını dinler, her akşam gölden su içen yıldızları okşarız dallarımızla. Bu göl İznik Gölü; hani şu, Şeyh Bedreddin'in, suyundan bir avuç alıp, avucundaki sular dökülürken de: "-O ateş ki kalbimin içindedir tutuşmuştur günden güne artıyor. Dövülmüş demir olsa dayanmaz buna eriyecek yüreğim... " diyerek, kıyısında, savaşmaya karar verdiği göl... İkiz kardeşimle birlikte bu gölden su içeriz köklerimizle. Yüzlerce yaprağımızı yelpaze yaparız sıcaktan bunalanlara. Gölgemizde yorgun insanlar oturup dinlenirler. Her sabah, dallarımıza konan küçük kuşlar, ışık vermeleri için şarkı söylerler güneş tanrılarına... Zeytin ağaçlarıyla dostluk ederiz gün boyu.... ...Kaynak : alsahbloklariindexim.blogcu.com Devamı

10 05 2013

Allah Cezanızı Versin!.. / Mehmet Şevket Eygi / Milli Gazete

İZMİR İZMİR KENT KÜLTÜRÜ VE SANAT DERGİSİ ile KONAK BELEDİYESİ KÜLTÜR MÜDÜRLÜĞÜ'nün DÜZENLEDİĞİ ÇARŞAMBA TOPLANTILARI 25 NİSAN 2012 PROGRAMI *** 25 NİSAN 2012 / SAAT: 19.00 “YABAN ARMUDU” ŞİİR TİYATROSU TOPLULUĞU GÖSTERİ GRUBU YAZAN VE SAHNELEYEN: EMİNE CİN *** TÜRKAN SAYLAN KÜLTÜR MERKEZİ KIBRIS ŞEHİTLERİ CD. 5. KAT . ALSANCAK İLETİŞİM: gunduzbadak@hotmail.com Tel: 0.532.2746668 Allah Cezanızı Versin!.. Mehmet Şevket Eygi Milli Gazete İSLAMCILIĞIN cıcığını çıkarttınız, Allah belânızı versin!.. Ben çoğunuzun o eski mücahitlik günlerini bilirim, Ne nutuklar atıyor, mangallarda kül bırakmıyordunuz. Sonra mücahitlik postunu çıkardınız müteahhit oldunuz. ... ...Kaynak : bariscanogul.blogcu.com Devamı

10 05 2013

ATATÜRK’ÜN ALTI OK DEVRİMCİLİĞİNİ GÜNÜMÜZDE ANLAMAK(1)

ATATÜRK’ÜN ALTI OK DEVRİMCİLİĞİNİ GÜNÜMÜZDE ANLAMAK(1) NEDEN VE NİÇİN GÜNÜMÜZDE ANLAMAK? Anlamak sunumumuzun bam telidir. Çünkü anlamak yapmaya başlamaktır. Eşinizi karşılıklı anlarsanız hayatı her şart altında paylaşırsınız. Çocuğunuzu bile anladığınız kadar kişilik kazandırabilirsiniz. Ülkemizde de Atatürk’ü anladığınız kadar devrimci olabilirsiniz. 27 Mayıs devriminin yıldönümü nedeniyle Bu konuda şunu söyleyebiliriz. 27 Mayıs 1960 eylemi bir devrimdir. Buna askerin önderlik etmiş olması sonucu değiştirmez. Çünkü bundan en büyük... ...Kaynak : bariscanogul.blogcu.com Devamı

10 05 2013

Avcı isimli film senaryosunun hikaye formatı

Avcı isimli film senaryosunun hikaye formatı Büyük bir şirketin iki ortağından birin olan babam Zeki Menen ve Salih Özer’in güzel bir ortaklıkları vardır. Bu güzel ortaklık bir gün Salih Özer’in, Zeki Menenin karısıyla yani annemle gizli bir ilişki yaşaması sonucu ortaklıkları tehlikeye girmiştir. Salih, annemden bir çocuk sahibi olur ve bunu babamda gizleyerek çocuğu babamınmış gibi gösterir. Bu sır beş yıl boyunca ikili tarafından korunur, ancak yaptığı hatanın farkında olan annem Belgin Menen sırrını kocasıyla paylaşmaya karar verir.Bu konuyu zamanında gizli aşk yaşadığı Sailh Özerle konuşur ve hiç beklemediği bir tepki alır.Salih, anneme bunu ortağına söylerse ortaklıklarını biteceğini ve... ...Kaynak : bariscanogul.blogcu.com Devamı

20 07 2011

Sanatta İdealizm, Postmodernizm ve Sosyalizm

Sanatta İdealizm, Postmodernizm ve Sosyalizm Günümüzde sosyalist sanatın ve sanatçıların sorumluluğu daha da artmaktadır. Bir dönem sosyalist sanatın karşısında apaçık sadece idealist sanat vardı. 1980’li yıllardan sonra kapitalizm idealist sanatı yeni bir vitrinle güncelleyerek sanki farklı bir şeymiş gibi postmodern sanat olarak namluya sürdü. Amacı yenilikçi gözüken çarpık anlayışla sosyalizmi ve sosyalist sanatı kıskaca almaktı. Bizim görevimiz elbette yanılgılara karşı kapitalizmin anlayış tarzlarını çözümlemek ve teşhir etmektir. İdealizm ve materyalizm arasındaki kavga, eski ile yeninin, yeni düşüncelerle eski düşüncelerin kavgasıdır. Eski ile yeninin bu mücadelesi elbette özü yönüyle sınıfsaldır. Son düzlemde ise emperyalizmin-kapitalizmin yeni kültürel ideolojisi postmodernizm karşımıza çıkar. Postmodernizm, sınıfsız iddialı bir bakışla eski ve yeni değil, insan benliğindeki sonsuz serüvenleri, insan benliğinin labirentlerini gezer durur. Sol maskeli postmodern yazarlar bu hâle kibarca “sıkışmışlığın sanatı” diyorlar. İnsanı kendi bireyine hapseden postmodernizmin bu duruşuyla hangi sınıfa hizmet ettiği açıktır. Bugün için idealizm, burjuvazinin safında, ona hizmet etmek demektir. Postmodernizm, emperyalizmin-kapitalizmin çeşitli olanaklarını kullanabilen daha örgütlü ve daha tehlikeli bir kültür öğütme makinesidir. Sosyalizm, dünyayı insanın mutluluğu için değiştirmeyi ve yeryüzünü bir aile hâlinde birleşmiş insanlığın güzelim yeri durumuna getirmeyi amaçlar. Sanatı zenginleştirebilecek ve insanın sanata saygısını pekiştirecek bu tutum, sosyalist sanatın temel programıdır. İdealist sanat, olay ve durumları betimlemekle yetinir. Postmodernist sana... Devamı

20 07 2011

Ucube Heykeller ve Egemen Burjuva Resmî İdeolojisi

Ucube Heykeller ve Egemen Burjuva Resmî İdeolojisi Türkiye’de heykel sanatına dair tartışmaların yıkma, yasaklama, kırma, tükürme gibi kelimeler üzerinden yapılıyor olması ortalama kültürel seviyenin ne düzeyde olduğunu rahatlıkla ele veriyor. Özellikle “Laik-İslâmcı” kamplaşmasının tekelci (burjuvazinin iki kliği arasındaki uzlaşır çelişkilerin) doruk noktalarına getirildiği günümüzde heykel sanatına da yönelik histerik bir kamplaşma oluşturuldu. Malûm İslâm putu yasaklıyor ve İslâm sosu ile rant yiyen burjuva politikacılarının akıllarına seçim yaklaştıkça veya popülariteleri düştükçe öncelikle bu ve benzeri yaraları kaşımak geliyor. Hatırlanırsa Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı bir heykeli kastederek tükürmüştü sanata ve tükürüğü rahatlıkla oya dönüşerek onu yeniden başkanlığa taşımıştı. Laik-kemalist kesim, çağdaşlık, modernlik ve laiklik gibi kavramlarla işi değerlendirerek heykele karşı gelen kesimi ya da bu konuda kendi kafaları dışında bir cümle kuranı peşinen gericilikle, şeriatçılıkla suçluyor. Bilim-Politika-Sanat-Estetik-Etik bütünselliği ile uzak yakın bir ilişkisi olmayan, akıl ve mantıktan uzak, gerici, düz bir zihniyetle mevcut heykellerin niteliklerine bakmadan, her türlü tartışma kanallarını despotça keserek kent meydanlarında heykellerin bulunmasını çağdaşlığın tek göstergesi olarak dillendiriyor. öte yandan uluslarötesi tekelci sermaye ile yerli ortak ve işbirlikçiliğiyle ABD-AB’nin kucağına oturmuş olan burjuvazinin hükümet yönetiminde bulunan ve daha çok Türkçülükle bezenmiş İslâmî söylemle varlık gösterebilen rantiyecileri ise sokak ağzıyla konuşarak durumu putperestl... Devamı